POLONYA-VARŞOVA İSKANDİNAVYA GEZİSİ-3
- ÖMER SUHA TOPALAK
- 27 Kas 2022
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 Kas 2023

Seyahatin 3. Günü: 03.07.2012 Pazar VARŞOVA-POLONYA

Kaldığımız otelden şimdi Kültür ve Bilim Sarayı olarak kullanılan eski Stalin Binası görünüyor. Bina 237 metre ve yedi kız kardeş diye adlandırılan Moskova'da 1947-1953 yılları arasında inşa edilen yedi gökdelenin benzeri. Stalinist mimari tarzına sahip olup Rus Barok ve Gotik tarzlarının ayrıntılı bir kombinasyonunu içeriyor. Merak edip diğer yedi kız kardeş hangileriymiş derseniz: 1-Moskova Devlet Üniversitesi, 2-Ukrayna Oteli, 3-Rusya Dışişleri Bakanlığı Binası, 4-Kotelniçeskaya Kıyı Binası, 5-Kızıl Geçit Binası, 6-Kudrinskaya Meydanı Binası, 7-Leningrad Oteli.
Kahvaltıdan sonra otobüs ile Doğuda Ölenler ve Öldürülenler Anıtı’na gittik. Maksymilian Biskupski tarafından tasarlanmış ve 1995'te açılmış. Sovyet saldırganlığının kurbanlarının onuruna inşa edilmiş. Kör bir ray üzerine yerleştirilmiş vagon şeklindeki anıt, Sibirya’nın Anası Meydanı'nda yer almakta. Doğudaki trenlerin bugüne kadar kullandığı geniş raylar 41 traversli. Her biri Polonyalıların çalışma kamplarında, infaz yerlerinde ve savaş alanlarında öldükleri yerlerin adlarını taşıyor. Son sırada bir Latin ve Ortodoks haç çalılığı olan bir vagon var.
Oradan 76 hektar alan kaplayan park ve saray kompleksi, Lazienki Park’a gittik. Önce Frederic Chopin'in oturan figürünün üzerindeki söğüt ağacının sağ uca doğru Polonya kartalının kafasına benzetilen heykelinin olduğu çiçeklerle bezeli sürekli klasik müzik çalınan havuza
sonrada Polonya'nın bağımsızlığını yeniden kazanmasından sorumlu Polonyalı Mareşal Józef Piłsudski Heykeli ve bir camekan da sergilenen Cadillac'ının yanından geçip Lazienki suda yüzen sarayına geldik.
Saray suni bir gölün üzerindeki bir adaya inşa edilmiş o yüzden yüzen saray deniyor. Burası bahçeleri, limonluk ve gösterişli odalarındaki sanat koleksiyonları ile 18. yy kraliyet yazlık evi. Polonya’nın son kralı olan Stanisław August Poniatowski adına yaptırılmış yazlık sarayın önünde çeşmesi, dört farklı heykel ve güneş saati var. Parkı dolaşınca klasik bir amfi tiyatro ve sahneye, Lazienski müzesine ve eski muhafız evine geliyorsunuz.

Turumuz daha sonra Kral yolu denen caddede devam etti. Önce Polonya’nın ünlü şair ve vatanseverlerinden Türkiye’de Beyoğlu’nda yaşamış ve ölmüş Adam Mickiewicz anıtının bulunduğu meydandan başladık. Adam Mickiewicz "Polonya'nın, komşu düşmanlar tarafından ezilmesine hiçbir devletin ses çıkarmadığı günlerde, tek dostumuz Türkler olmuştur. Biz Türkler'i düşmanımızın önünde eğilmediği ve Polonya'nın işgalini kabul etmediği için, üstün bir millet olarak severiz." diyen bir insandı.
Alana yakın girişinin üstünde karakteristik bir top ve ağzında altın bir elma tutan bir yılan olan 17. yüzyıldan kalma Carmelite Kilisesi var. Ulusal Kırsal Kültür ve Miras Enstitüsü yanında St.Anny Kilisesi var. Yapımı 15. yüzyıla dayanmakta. Varşova'daki en eski yapı olarak geçiyor. Onunda yanında gözetleme kulesi var.
Sonra müze olan Kraliyet Şatosunun, Sigismund Heykelinin olduğu Kale meydanına varıyorsunuz. Kral zırh giymiş ve bir elinde haç, diğer elinde kılıç taşıyor. Sütunun bronz levhasındaki yazıtta Khotyn (Hotin) yakınlarındaki savaşta Osmanlı’nın gücünü kırdı yazıyor.
Meydana Ukrayna Rus savaşı nedeniyle Ukrayna’lıları desteklemek ve para toplamak amaçlı iki adet tank getirmişler.
Yürümeye devam edip otel olan Kale Hanı, Polonya Krallarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış St John's Katedral’ini, Cizvit Kilisesi'ni görüp 1944'te yıkılıp 2. Dünya Savaşı ardından yeniden yapılan, ünlü Varşova’nın koruyucusu denizkızı heykelinin bulunduğu Orta Çağ meydanına geliyorsunuz. Meydan Pazar günü olduğu için hem yerel halk hem de turistle dolu. Laternacılar ve havuzda oynayan çocuklar ortalığa neşe saçıyor.
Yolun devamı sizi Warsaw Barbican’a getiriyor yani şehrin dış sur kapısının kulelerine. Buradan çıkınca Kutsal Ruh ve Pauline Manastırı - Jasna Góra'nın Hayat Annesinin Tapınağı uzun isimli Katolik kilisesine geliyorsunuz. Soluklanmak için Lodziarnia Con Piacere isimli dondurmacıda Varşova Dondurmasının tadına baktık.
Sonra aynı yolu geri yürüyerek Cizvit Kilisesi ve St John's Katedral’inin içini gezdik. St John’s katedralinde ilgimi çeken Polonya devleti arması olan kırmızı bir fon üstünde gagası ve tacı altın rengine boyanmış beyaz bir kartalın bulunduğu bayraklar oldu.
Ben sonra gruptan ayrılıp Kraliyet Şatosunu gezdim. Varşova'daki Kraliyet Kalesi, yüzyıllar boyunca Polonya hükümdarlarının resmi evi olarak hizmet veren bir kraliyet konutu imiş. Eski ve Yeni Milletvekilleri Meclisi, Senato salonu, Taht Salonu, Konsey Salonu, Balo Salonu, Şövalyeler Salonu, Kanaletto Salonu, Sarı Oda, Kraliyet yatak odası, Avrupa Hükümdarlarının Konferans Kabinesi, Küçük Şapel, Mermer Oda gibi bölümleri gezdim. Çıkışta St.Anny Kilisesi’nde bir evlilik törenine, Carmelite Kilisesinde ayine denk geldim.
Sonrada Irish Guinness Pub’da oturup kendime en büyük boy bir buğday birası ve kavrulmuş fıstık söyledim, keyifle güzel bir Varşova akşamüstü yaşadım.
Otele doğru geri yürürken yol üstünde Başkanlık Sarayı'nın avlusunda bulunan Fransız ve Avusturya ordularında görev yapmış ve Türklere karşıda savaşmış Polonyalı bir general olan Józef Poniatowski’nin Romalı kıyafetleri içindeki heykelini, şimdi Kültür ve Ulusal Miras Bakanlığı olan Potocki Sarayını, Nazım Hikmet ve karısı Vera’nın geldiklerinde kaldıkları Hotel Bristol’ü, Polonyalı bir romancı Boleslaw Prus’un heykelini, önünde Varşova Başpiskoposu Stefan Wyszynski Anıtının olduğu Ziyaretçiler-Aziz Joseph Kilisesi’ni, şimdi Yerel Tarih Müzesi olan Tyszkiewicz-Potocki Sarayı önündeki balkonu sırtlayan Andrzej Le Brun tarafından oyulmuş dört atlas heykelini, Uruskich Sarayı’nı, Varşova Üniversitesi Ana Kapısı’nı, Varşova Güzel Sanatlar Akademisini, Kutsal Haç Kilisesini, Staszic Sarayı önündeki Nicolas Copernicus Heykelini, Zamoyski Sarayını gördüm.
Akşam yemeğinden sonra turdan arkadaşlarla Varşova Ulusal Müzesi yakınındaki önünde Charles de Gaulle heykelinin durduğu Deniz Ekonomisi ve İç Seyir Bakanlığı Binasının alt katlarında bulunan birçok bar ve pub dan birinde içine çilek likörü atılmış bira içtik ama bize tatlı geldi. Çevremizdeki gençler gayet nazik ve düzgün bir şekilde takılıyorlardı herhangi bir taşkınlık yoktu. Otelimiz aynı idi: Novotel Varşova
Zaman olsaydı Varşova’da daha nereleri görebilirdik: Praga Bölgesi, Orijinal Yahudi Getto Duvarı, Wilanow Sarayı, Chopin Müzesi, Kopernik Bilim Müzesi, Dollhouse (Bebek Evi) Müzesi, Varşova Ulusal Müzesi, Polin- Polonyalı Yahudiler Müzesi, Marie Curie Müzesi, Varşova Ayaklanma Müzesi…
Commenti