SLOVAKYA-BRATİSLAVA İSKANDİNAVYA GEZİSİ-1
- ÖMER SUHA TOPALAK
- 26 Kas 2022
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 Kas 2023

Bu gezi yazısına başlarken öncelikle söylemek istediğim; yazdığım her şeyin kamerama ya da fotoğraf makinama takılan unsurların deşifre edilmesiyle oluştuğu ve görmediğim yerleri anlatmadığım. Gördüklerimin ne olduğunu benim de öğrenmek istememden kaynaklanan bilgileri notlar halinde yazıyorum. Bence salt görmek o nesneye anlam katmıyor, öğrenmekte gerekiyor. Bunun dışında ülkeler hakkındaki genel bilgiler Google’da var zaten. Blog sayfama aktarırken bu kadar uzun bir yazının problem olacağını görüp ülkelere böldüm. Ayrı ayrı ülkeler bazında okuyabilirsiniz.
Bu seyahati yapmak hayalimdi, ancak bütün bu ülkeleri tek tek gezmek maddi açıdan mümkün olmadığından bir kerede maksimum ülkeyi görebileceğim bir turu İzmir kökenli bir tur firmasında buldum. Bu tur Polonya’dan başlayarak sırasıyla Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya, İsveç, Norveç ve Danimarka yani 8 ülke ve 11 Şehir gezdirmeyi vadediyordu. Turda dört arkadaş iyi anlaştık. Emekli Özel Kalem Müdürü Süleyman Genç, Emekli İlköğretim Okulu Müdürü İsmail Birol ve Emekli Resim Öğretmeni Müjgan Hanım, çoğunlukla her yere beraber gittik.
Seyahatin 1.Günü 01.07.2012 Cuma BRATİSLAVA-SLOVAKYA
İstanbul yeni havalimanından Viyana-Schwechat Havalimanına uçtuk. Bugünkü plan ünlü Nazi kampı Auschwitz Birkenau turu idi. Ancak pandemi yüzünden iki yıl kapalı olan bu yerin şu an sadece Museviler tarafından ziyaret edilebildiği gibi inanmadığım bir açıklama ile program değişti. Burayı görme hayalim başka bahara kaldı. Bizi Viyana’ya yakın olduğu için Slovakya’nın başkenti Bratislava’ya götürdüler. Şansıma burayı da görmemiştim.
Otobüsten indikten sonra Bratislava Kalesini uzakta solumuzda bırakarak Tuna nehrini sağımıza alarak Hlavne Namestie denen ana meydana doğru yürümeye başladık. İlk önce Rybno meydanında 1712 yılında Bratislava'yı etkileyen veba salgınında ölen insanları anmak için dikilmiş olan Veba sütununu ve Hans Christian Andersen’in salyangozlu heykelini gördük. Parkın ortasındaki üstü camla kapalı küçük bir alanda şehir bandosu müzik yapıyordu. Şehrin yöneticileri de bir kutlama için oradaydılar. Ne doğru düzgün bir koruma ne de güvenlik vardı. Bizim yöneticileri düşününce bir garip oldum.
Hvıezdoslav Meydanı’da Slovak şair, oyun yazarı Pavol Országh Hviezdoslav’ın heykelini, Carlton Otelini, Klasik Arabalar Sergisini, Kern Evini, Slovakya Ulusal Tiyatrosunu ve onun önündeki Ganimedes Çeşmesini gördük.
Ganimedes olağanüstü güzelliği nedeniyle Zeus tarafından bir kartalla bugün Kaz Dağı olarak bilinen İda dağından Olimpos'a burada şarap sunucusu olarak hizmet etmek üzere kaçırılan, Homeros'un aktardığına göre ölümlülerin en güzeli olarak nam salmış mitolojik bir karaktermiş.
Daha sonra Comenius Meydanı, Palace Motešický, çok güzel Art Nouveau detaylarla bezeli banka binaları, Felsefe Fakültesi, Kore Elçiliğini dıştan görüp, Landererov Parkı ve içindeki Poézia (Marína) havuzunun yanından geçip Mavi Kiliseye (Aziz Elizabeth) gittik.
Burası Macar Kralı II. Andrew'un kızı Elizabeth’e adanmış Macar Ayrılıkçı Katolik Kilisesi imiş. Cephesinin rengi, mozaikleri ve mavi camlı çatısı nedeniyle "Küçük Mavi Kilise" olarak anılıyormuş. Başlangıçta yanındaki Gamča lisesinin şapeli olarak hizmet etmiş.
Şehri gezerken bizim Eskişehir’de gördüğümüz sokak heykellerinin benzerlerini görüyorsunuz. Cumil isimli kanalizasyonda çalışan adam, Schöne Náci isimli silindir şapkalı gümüş bir heykel; Naci bir kadına aşık olmuş ama kadının onda gönlü yokmuş, bu nedenle Naci yoldan geçen kadınlara çiçekler vererek onların gülümsemelerini sağlar ve mutlu olurmuş, banka yaslanan bir Fransız asker heykeli, rivayete göre Slovak bir kıza aşık olmuş ve Napolyon'un Slovakya ile savaşını reddedip sırtını Fransız konsolosluğuna dönüp askerliğini bitirip Bratislava'da kalmış.
Daha sonra şehrin eski meydanı Hlavné Námestie meydanını, Macar Kralı II.Maximilian çeşmesini , Fransız Konsolosluğunu, şimdi Tarih Müzesi olarak kullanılan Eski Belediye Binasını, Primate meydanı ve şimdi Belediye başkanlığı olarak kullanılan Primate Sarayını, Mariánsky stĺp bir başka veba sütunu (Marian sütunu), geleneksel buluşma noktası Korzo Heykelini, Franz Liszt’in performans sergilediği Üniversite Kütüphanesini dıştan gördük.
Daha sonra biraz oturup bir şeyler içtikten sonra tekrar otobüs ile Polonya’ya doğru yola çıktık. Tek direkli ve üzerindeki gözetleme kulesi UFO’ya benzeyen SNP köprüsü üzerinden geçip Çekya’ya girip Brno ve Ostrava şehirleri üzerinden Polonya Katoviçe şehrinden Krakow’a vardık. Hemen kalacağımız otel Novotel Krakow City West’e gittik.
Zaman olsaydı Bratislava’da daha nereleri görebilirdik: Şimdi Slovak Ulusal Müzesi olan Bratislava Kalesi, Devin Kalesi, Aziz Martins Katedrali, Slavin Savaş Anıtı, Grassalkovich Sarayı şimdiki Slovakya Parlamento binası, Bratislava Şehir Müzesi, Galêria Spirit Hotel
Comments